CHP TARİHİ

Cumhuriyet Halk Fırkası

Git ve: kullan, ara
CUMHURİYET HALK FIRKASIGenel BaşkanıKuruluş tarihiKurucusuSiyasi görüşüEski Genel BaşkanlarıYeraldığı HükümetlerÖncülüArdılı
Mustafa Kemal Atatürk
9 Eylül 1923
Mustafa Kemal Atatürk
Kemalizm
Milliyetçilik
Ortanın Solu
Mustafa Kemal Atatürk
1935'e kadar olan bütün hükümetler
Birinci Grup
Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF), 9 Eylül 1923`te Mustafa Kemal (Atatürk) tarafından kurulmuş olan, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk siyasi partisidir. Parti 1923'te kurulmasının ardından cumhuriyeti ilan etmiş ve inkılapların gerçekleşmesini sağlamıştır. "Bu yüzden CHF devlet kuran partidir."

Başlangıçta adı "Halk Fırkası" olan parti 1924 yılındaki kurultayda adını "Cumhuriyet Halk Fırkası" olarak değiştirdi. 1927 yılında "Cumhuriyetçilik", "Halkçılık" ve "Milliyetçilik" ilkelerini tüzüğüne ekledi. 1931 yılındaki kurultayda daha önceki dört ilkeye "Devletçilik", "Devrimcilik" ve (o zamanki telaffuz şekliyle) "layıklık" ilkeleri de eklenerek ilkeler altıya çıkarıldı ve partinin adı "Cumhuriyet Halk Partisi" oldu.

//

CHF'nin Kökleri

Cumhuriyet Halk Fırkası'nın kökleri aslında Sivas Kongresi'ne kadar dayanır. Sivas Kongresi'nide bütün ulusal cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmiştir.Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti (ARMHC), TBMM açıldıktan sonra I.grubu meyadana getirmiş,bu I.grup 9 Eylül 1923'te Mustafa Kemal başkanlığında Halk Fırkası'nı oluşturmuştur.Bunu tarihsel bir akış içinde ele alırsak:

1919 Sivas Kongresi:Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti(ARMHC)

1920 TBMM'nin Açılması:ARMHC>>>>>>>>>I.Grup

1923 9 Eylül:I.Grup>>>>>>>>>>>>>>Halk Fırkası

Cumhurbaşkanı ve Fırka Başkanı Mustafa Kemal Paşa TIME Dergisi 24 Mart 1923
Cumhurbaşkanı ve Fırka Başkanı Mustafa Kemal Paşa TIME Dergisi 24 Mart 1923

16 Mart 1920'de İstanbul işgal edilip Meclisi Mebusan dağıtıldı. Ancak Türk Milleti Anadolu'da hem Kurtuluş Savaşı veriyor, hem yeni bir siyasi rejimi kuruyordu. 23 Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisi açıldı. Birinci başkan Mustafa Kemal, ikinci başkan Celalettin Arif idi. İlk Bakanlar Kurulu: Mustafa Kemal (başvekil), Cami Bey (dahiliye), Celalettin Arif (Adliye), İsmail Fazıl (Nafia), Bekir Sami(Hariciye), Adnan Bey (Sıhhiye), Yusuf Kemal (İktisat), Fevzi Paşa (MilliSavunma), İsmet Paşa (Genelkurmay), Hakkı Behiç (Maliye), Rıza Nur (Maarif).

Türkiye'de Millet yazgısına kendisi el koymuştu.İstanbul'da ki padişah-halife halk nezdinde güven ve saygınlığını kaybetmişti.Ülkenin kaderi Ankara'da ki TBMM'nin elindeydi.TBMM iki gruptan oluşmaktaydı.Bir tarafta Meclis Başkanı Mustafa Kemal ve cumhuriyetçiler,diğer tarafta ise Halifeciler vardı.Cumhuriyetçiler I.Grup,hilafetçiler II.Grup adını aldılar.1920-1923 yılları arasında Türkiye TBMM hükümetleri ile idare edildi.Rejimin henüz adı konmamıştı ama bunun apaçık bir cumhuriyet olduğu biliniyordu.

1 Nisan 1921'deki İnönü zaferinden sonra mecliste gruplar birbirine girdi. Müdafaa-i Hukuk Grubu partileşmeye doğru gidiyordu. 10 Mayıs 1921 toplantısında Mustafa Kemal grup başkanı oldu. Aynı zamanda meclis başkanıydı. Selahaddin ve Hüseyin Beylerin önderliğinde 2.Grup ögrütleniyordu. Siyasi hareketler şekillenmeye başlamıştı. Temmuz 1922'de Rauf Orbay icra vekilleri heyeti başkanlığına seçildi. Basında ve muhalefette Mustafa Kemal'in partileşme tebebbüsleri bolşeviklikle suçlanmaktaydı. Oysa Mustafa Kemal şöyle diyerek partinin sınıfsal değil milli olduğunu söyleyecektir:

'Bu milletin siyasi fırkalardan çok canı yanmıştır..Halk fırkası dediğimiz zaman bunun içinde bir kısım değil, bütün millet dahildir.'

Halk Fırkası Doğuyor

8 Nisan 1923 seçimlerini Müdafaai Hukuk grubu kazandı. 9 Eylül'de 9 Umde esaslı halk nizamnamesi tüzüğü kabul edildi ki, bu fırkanın kuruluş tarihidir. Halk Fırkasının amacı, Türkiye'yi tam manasıyla asri bir devlet yapmak, hiçbir fert ve cemiyete imtiyaz tanımamaktır.

Mustafa Kemal Paşa 11 Eylül 1923'de İçişleri Bakanlığı'na dilekçe vererek Halk Fırkası'nı kurdu. Kurucular Refik Saydam, Celal Bayar, Sabit Sağıroğlu, Münir Hüsrev Göle, Cemil Uybadın, Kazım Hüsnü, Saffet Arıkan, Zülfü Bey'di. Genel Sekreter Recep Peker'di. 10 Kasım 1924'e kadar Halk Fırkası olan isim bu tarihte Cumhuriyet Halk Fırkası, Mayıs 1935'de 4. Kurultayda Cumhuriyet Halk Partisi olmuştur. Halk fırkası'nın kurulmasından sonraki en önemli olay 13 Ekim 1923'te yaşanmıştır.Zaferden sonra yeni bir devlet istikametinde olunduğu belliydi ancak yeni devletin başkenti henüz belli değildi.TBMM üyelerinin bir kısmı İstanbul'u başkent olarak düşünürken tam tersi fikir galip geldi ve Ankara 13 Ekim 1923 tarihinde başkent ilan edildi.Hemen ardından Mustafa Kemal Paşa başbakan Rauf Beyi istifa ettirerek yapay bir hükümet bunalımı çıkmasını sağladı,maksadı be şekilde anayasayı değiştirmek ve Cumhuriyet i ilan etmekti.Gazi,hükümet kurulamamasının bakanların TBMM'de tek tek seçilmesinden kaynaklandığını belirtti.Milletvekilleri de bu hususta birleştiler.Çünkü istifanın ardından bakanlar bir türlü seçilememekteydi.28 Ekim gecesi Çankaya köşkü'nde Mustafa Kemal Paşa anayasa değişikliği maddelerini İsmet Paşa'ya yazdırdı.Ertesi gün (29 Ekim 1923) konu Halk Fırkası Meclis Grubu'nda ve TBMM'de ayrı ayrı ele alındı.Tüm gün süren müzakerelerin ardından akşam saat 20.30'da Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun ilk maddesi Türkiye Devleti'nin şekl-i hükümeti cumhuriyettir şeklinde değiştirildi ve cumhuriyet resmen ilan edildi.Hemen ardından cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı ve Halk Fırkası Genel Başkanı-TBMM Başkanı-Ankara milletvekili Gazi Mustafa Kemal Paşa 158 üyenin oybirliği ile Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı seçildi.Cumhurbaşkanı M.Kemal paşa başbakanlığa İsmet Paşa'yı atadı ve İsmet Paşa 30 Ekim 1923 günü ilk cumhuriyet hükümetinin kurdu.Halk fırkası tarihinin en önemli görevini başarıyla yerine getirmişti.

Bir yıl sonra muhalefet 17 Kasım 1924'de TCF'yi, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı kurdu. Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Adnan Adıvar, Ali Fuat, Hüseyin Avni, Cafer Tayyar, Refet, Bekir Sami, Hüseyin Cahit, Sabit fırka kurucularıdır.Çok geçmeden Mustafa Kemal Paşa'ya ve cumhuriyete karşı akımlar bu fırka etrafında yuvalanmaya başladı. 1925 yılında Doğu Anadolu'da Şeyh Sait İsyanı çıktı. 4 Mart'ta Takrir-i Sükûn Kanunu çıkarıldı, isyanın elebaşları öldürüldü, bu arada 3 Haziran'da TCF kapıtıldı.

Bu dönemde yapılan reformlar
Cumhurbaşkanı ve CHP Genel Başkanı Atatürk
Cumhurbaşkanı ve CHP Genel Başkanı Atatürk

29 Ekim 1923 Cumhuriyet'in İlanı

3 Mart 1924 Hilafetin Kaldırılması ve Tevhid i Tedrisat Kanunu

8 Nisan 1924 Şeriye Mahkemelerinin İlgası

25 Kasım 1925 Şapka Giyilmesi Hakkında Kanun

30 Kasım 1925 Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması

26 Aralık 1925 Uluslararası Saat ve Takvim Kullanılamsı Hakkında Kanun

17 Şubat 1926 Türk Medeni Kanunu

15 Ekim 1927'deki II. Kurultay'a kadar CHF reformların çok büyük kısmını gerçekleştirdi.Tarihi II.Kurultay'da 15-20 Ekim arasında Gazi Mustafa Kemal Büyük Nutuk'u okudu. Tüzükte CHF'nin cumhuriyetçi, halkçı, milliyetçi siyasi bir cemiyet olduğu, fırkanın Umumi Reisinin fırkanın kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal olduğu yazıldı.Ayrıca bu kurultayda CHP önderi Gazi Mustafa Kemal Nutkun sonunda cumhuriyeti Türk Gençliği'ne emanet ettiğini belirten Gençliğe Hitabe'yi okudu.

Atatürk CHF II. Kurultayı'nda Büyük Nutuk’u okurken (1927)
Atatürk CHF II. Kurultayı'nda Büyük Nutuk’u okurken (1927)

II.Kurultaydan sonra da inkılaplar sürdü.

1 Kasım 1928 Yeni Türk Harflerinin Kabulü

3 Nisan 1930 Belediye Seçimlerinde Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı

1 Nisan 1931 Ölçüler Kanunu

12 Nisan 1931 Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti'nin Kurulması

12 Temmuz 1932 Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin Kurulması

18 Kasım 1933 İstanbul Üniversitesi'nin Kurulması

21 Haziran 1934 Soyadı Kanunu

26 Kasım 1934 Lakap ve Ünvanların Kaldırıldığına Dair Kanun

3 Aralık 1934 Bazı Kisvelerin Giyilmeyeceğine Dair Kanun

5 Aralık 1934 Kadınlara Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı

1930'lar ve Cumhuriyet Halk Partisi

1929 Dünya iktisadi Buhranının ardından Türkiye devletçi ekonomik kalkınma politikasına başvurdu.Önemli yatırımların devlet eliyle yapılması kararlaştırıldı.

1930 yılında Mustafa Kemal'in ülkenin tek parti ile idare edilmesinin cumhuriyet rejimine yakışmadığını düşünmesi ve Fethi Bey'e bildirmesi üzerine Fethi Bey 1930 yılı Ağustos ayı başında Serbest Cumhuriyet Fırkası'nı kurdu.SCF ekonomik alanda liberalizmi savunmaktaydı.İlk etapta CHF'den 15 milletvekili SCF'ye geçti.Fırka 1930 Ekim ayındaki Belediye Seçimleri için propaganda çalışmalarına başladı.5 Eylül 1930 günü İzmir'de büyük olaylar çıktı.Ekim ayında yapılan seçimlerde SCF bazı yörelerde seçimi kazanmayı başardı. Rejim karşıtı söylemlerde bulundular. Bu CHP tarafından çok ta hoş karşılanmadı.Aralık ayındaki Menemen Hadiseleri neticesinde SCF kendisini feshetti.

İkinci denemenin başarısız olması ve dünya siyasetinde işlerin buhrana doğru gitmesi CHF'nin tek parti olarak varlığını kökleştirdi.1931 yılından toplanan III.Kurultay'da tüzük yenilendi ve partinin ilk defa programı belirlendi.Bu kurultayda altıok partinin ana vasıfları olarak belirlendi.Ayrıca bu kurultayda sınıfsız toplum amacı dile getirilmiştir.Ayrıca CHF'ye bağlı dokuz alanda Halkevleri nin kurulmasına karar verilmiştir.

Atatürk CHP Kurultayında
Atatürk CHP Kurultayında

1934 yılında I.Beş Yıllık Sanayileşme Planı devreye sokuldu. Türkiye tarihindeki tek başarılı beş yıllık plandır.En büyük ağırlık dokuma sektörüne verilmekteydi.Fabrikaların büyük bir kısmı Sovyet kredisi ve teknolojisi ile kuruluyordu. Demiryolları yapımına önem verilmekteydi. Yurt demir ağlarla örüldü. [1]

24 Kasım 1934'te TBMM Cumhuriyet Halk Fırkası Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa'ya Atatürk soyadı verildi.

1935 yılı Mayıs ayında toplanan CHF IV.Kurultay'ı Genel Başkan Kemal Atatürk'ün son kurultayı olması ve partinin bugünkü adına kavuşması açısından önemlidir.Bu kurultayda Cumhuriyet Halk Fırkası'nın adı Cumhuriyet Halk Partisi oldu.Parti ve devletin birliği bir defa daha dile getirildi.Bu süreç 13 Şubat 1937'de CHP'nin altıokunun kaynağı olan ilkelerin anayasaya girmesiyle başarıyla kapandı.

CUMHURİYET halk partisi 1935
Git ve: kullan, ara

Cumhuriyet Halk PartisiKuruluş tarihiKapanış tarihiKurucusuSiyasi görüşüEski Genel BaşkanlarıYeraldığı HükümetlerÖncülüArdılı
9 Eylül 1923
16 Ekim 1981
Mustafa Kemal Atatürk
Kemalizm
Milliyetçilik
Ortanın Solu
Demokratik Sol
Mustafa Kemal Atatürk
İsmet İnönü
Bülent Ecevit
1923-1950 Arası Cumhuriyet Hükümetleri
İnönü Hükümetleri 1961-1965
Ecevit Hükümetleri
Cumhuriyet Halk Fırkası
Cumhuriyet Halk Partisi (1992)

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 9 Eylül 1923`te Mustafa Kemal (Atatürk) tarafından kurulmuş olan, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk siyasi partisidir. Bugünkü siyasal koşullar altında değerlendirildiğinde siyasi yelpazenin solunda yer alan bir siyasi kurumdur. Parti 1923'te kurulmasının ardından cumhuriyeti ilan etmiş ve inkılapların gerçekleşmesini sağlamıştır.

Başlangıçta adı "Halk Fırkası" olan parti 1924 yılındaki kurultayda adını "Cumhuriyet Halk Fırkası" olarak değiştirdi. 1927 yılında "Cumhuriyetçilik", "Halkçılık" ve "Milliyetçilik" ilkelerini tüzüğüne ekledi. 1931 yılındaki kurultayda daha önceki dört ilkeye "Devletçilik", "Devrimcilik" ve (o zamanki telaffuz şekliyle) "laiklik" ilkeleri de eklenerek ilkeler altıya çıkarıldı ve partinin adı "Cumhuriyet Halk Partisi" oldu.

Seçim tarihi Alınan Oy Oranı Milletvekili sayısı
1950 3.176.561 39,45 69
1954 3.162.196 36,36 31
1957 3.753.136 41,09 178
1961 3.724.752 36,74 173
1965 2.675.785 28,75 134
1969 2.487.006 27,37 143
1973 3.570.223 33,30 185
1977 6.136.171 41,38 213
1995 3.011.076 10,71 49
1999 2.716.096 8,71 0
2002 6.114.843 19,41 177
Konu başlıkları[göster]
//

Mustafa Kemal Atatürk Dönemi 1923-1938

İsmet İnönü'nün Başbakanlıktan Ayrılması
Halk Fırkası'ndan Halk Partisi'ne Mustafa Kemal Paşa
Halk Fırkası'ndan Halk Partisi'ne Mustafa Kemal Paşa

Özellikle 1930'lu yıllardan başlayarak devletin ve partinin lideri olan Atatürk ile 1923'ten itibaren kısa bir dönem hariç onun başbakanlığını yapan İsmet İnönü arasında derin anlaşmazlıklar yaşanmaya başladı.1930'lu yıllar dünya tarihi açısından son derece önemliydi. Avrupa’da faşizm yayılmakla birlikte Türkiye'nin doğu komşusu SSCB'de de sosyalist idare anlayışı totaliter ve merkeziyetçi bir şekilde yayılmaktaydı. Dünya da ekonomik buhran halklar üzerinde etkisini arttırarak sürdürmekteydi.Türkiye iktisadi buhranı atlatabilmek ve hızla kalkınabilmek maksadıyla devletçilik uygulamasına geçmişti. Ancak devletin ve partinin başı Atatürk, liberal görüşlere sahipti. Bunu Atatürk'ün söylediği:"Bizim güttüğümüz "devletçilik" bireysel çalışma ve etkinliği esas tutmakla beraber, mümkün olduğu kadar az zaman içinde ulusu refaha, ülkeyi bayındırlığa eriştirmek için, ulusun genel ve yüksek yararlarının gerektirdiği işlerde özellikle ekonomik alanlarda, devleti fiilen ilgilendirmektir." sözünden anlayabiliriz. Burada Atatürk esas olanın bireysel teşebbüs olduğunu açıklamaktadır (Devletçilik maddesinde daha geniş açıklama bulabilirsiniz.).

Atatürk ve İnönü
Atatürk ve İnönü

Her ne kadar devletçilik onun siyasi fikirleri arasında gösterilse de o,bunun bir zorunluluk olduğunu esas kalkınmanın serbest ekonomi ile gerçekleşeceğini savunuyordu. Bu sebeple de devletin CHP ile bütünleşmesi ve Türkiye'nin adeta totaliter bir rejime teslim edilmesi onu endişelendiriyordu. CHP içinde totaliter rejim yanlısı olanlar bulunması ve bu kimselerin Avrupa'daki şeflik idarelerine hayran olması endişelerinde ne kadar haklı olduğunu gösteriyordu.Atatürk,ekonomide daha ılımlı bir devletçilik uygulaması isterken Başbakan İsmet İnönü,katı devletçilikten yanaydı.1930'ların sonuna doğru devleti birlikte kuran ikilinin arasındaki anlaşmazlıklar dayanılmaz bir hal aldı.Son olarak bir dış politika olayı konusunda Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'a ,İnönü ayrı Atatürk ayrı talimat vermesi ve Atatürk'ün talimatının uygulanması bardağı taşıran son damla oldu ve İsmet İnönü çekilme kararı aldı,1 Kasım 1937'de istifa etti. Cumhurbaşkanı Atatürk aynı gün Celal Bayar'ı başbakan atadı. Celal Bayar liberal görüşleriyle bilinen parlak bir iktisatçıydı. Atatürk 1938 Kasım ayında vefatına değin Celal Bayar ile çalıştı.

CHP Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk
CHP Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk Döneminde Kurulan CHP Hükümetleri:

I. İnönü Hükümeti (30.10.1923-06.03.1924)

II. İnönü Hükümeti (06.03.1924-22.11.1924)

Okyar Hükümeti (22.11.1924-03.03.1925)

III. İnönü Hükümeti (03.03.1925-01.11.1927)

IV. İnönü Hükümeti (01.11.1927-27.09.1930)

V. İnönü Hükümeti (27.09.1930-04.05.1931)

VI. İnönü Hükümeti (04.05.1931-01.03.1935)

VII. İnönü Hükümeti (01.03.1935-01.11.1937)

I. Bayar Hükümeti (01.11.1937-11.11.1938)

İsmet İnönü Dönemi 1938-1972

İsmet İnönü'nün CHP Genel Başkanı Seçilmesi

Cumhurbaşkanı ve CHP Genel Başkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün 10 Kasım 1938 Perşembe günü hayata veda etmesinden sonra TBMM 11 Kasım 1938 günü toplandı ve CHP Malatya milletvekili Mustafa İsmet İnönü toplantıya katılan 348 üyenin oybirliği ile Türkiye Cumhuriyeti'nin II. Cumhurbaşkanı seçildi. Cumhurbaşkanı İnönü hükümeti kurmakla Atatürk'ün son başbakanı Celal Bayar'ı görevlendirdi. II. Bayar Hükümeti 11 Kasım 1938'de kuruldu ve bu hükümet 25 Ocak 1939'a kadar görev başında kalabildi. 26 Aralık 1938 günü ise devletin tek partisi idarecisi ve yönlendiricisi konumunda olan CHP ilk olağanüstü kurultayını yaptı.

CHP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı İnönü
CHP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı İnönü

Cumhurbaşkanı İsmet İnönü bu kurultayda partinin Değişmez Genel Başkanı seçildi. Vefat eden Atatürk ise Ebedi Şef ilan edildi. Bu şekilde İnönü, Milli Şef oluyordu.Atatürk'ten sonra cumhuriyetin başına seçilen İnönü devletin tek partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi'nin de başına geçmişti. Haziran 1939'da yapılan V.Olağan Kurultay'da ise parti içinde muhalefet vazifesi yapacak olan Müstakil Grup kurulması kararı alındı.

II. Dünya Savaşı Yılları CHP

İsmet İnönü, cumhurbaşkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı olduktan sonra 1939 yılında seçimler yenilendi. TBMM yeni dönem çalışmalarına Mart ayında başladı. 1 Eylül 1939'da Almanya Polonya'ya ya saldırdı ve II. Dünya Savaşı başladı. Avrupa’da Hitler Almanyası, Mussolini İtalyası ile birlikte istilaya başlamıştı.Stalin'in başında bulunduğu SSCB'de bu ikiliye destek vermekteydi. Uzak Doğuda da Japonya bu gruba katılmıştı. Savaşın diğer tarafında ise Fransa ve İngiltere bulunuyordu.Hitler'in güçlü ordusu kısa zamanda Avrupa'yı istila etti. Mussolini kendisine Afrika'yı hedef almıştı. ABD olayları uzaktan izliyordu. Ancak Japonlar 7 Aralık 1941'de ABD'nin Pearl Harbour üssüne saldırınca Birleşik Devletler Almanya, İtalya ve Japonya'ya savaş açtı. Bu arada Almanya SSCB'ye saldırdı, dostluk bozuldu ve Stalin'de karşı tarafa geçti. Dünya adeta bir cehenneme dönmüştü. Ancak bu cehennemin ortasında, İnönü'nün deyimiyle Yangınlar içinde inleyen Asya ve Avrupa kıtalarının bitişik noktasında sessizlik yurdu aziz vatanımızdı. Türkiye Milli Şef İnönü yönetiminde savaşın dışında durmayı başardı. Son derece başarılı bir dış politika ile Türkiye bu büyük yangının dışında kaldı. Ancak savaş Türkiye'yi iktisadi yönden sıkıntıya soktu. Birçok temel madde bile karneye bağlandı. Milli Korunma Kanunu ve Varlık Vergisi halkın üzerindeki yükü iyice ağırlaştırdı. Türk Ordusu her türlü tehlikeye karşı ayakta tutuldu. Dönemin en olumlu olayı ise Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel öncülüğünde açılan Köy Enstitüleri idi. Kemalizm İdeali'nin dayanak noktası olan köylü aydınlanması açısından bu kurumlar çok önemli görevler yaptı.

II. Dünya Savaşı Yıllarında Kurulan CHP hükümetleri:

I. Saydam Hükümeti--Refik Saydam (25.01.1939-03.04.1939)

II. Saydam Hükümeti--Refik Saydam (03.04.1939-09.07.1942)

I. Saraçoğlu Hükümeti--Şükrü Saraçoğlu (09.07.1942-09.03.1943)

II. Saraçoğlu Hükümeti--Şükrü Saraçoğlu (09.03.1943-07.08.1946)


II. Dünya Savaşı 1945'te sona erdiğinde demokrasiler kayıtsız şartsız galip gelmişlerdi. Diğer tarafta bir başka galip ise hemen yanı başımızdaki Sovyet Rusya olarak belirmişti. Dünya adete iki kutba ayrılmıştı ve Türkiye'de bunlardan biri içersinde yer almalıydı.

CHP'nin Demokrasiye Yol Vermesi

29 Mayıs 1945 günü TBMM Şükrü Saracoğlu Hükümeti’nin güven oylamasını yaptı ve neticeler sonunda 7 kişinin hükümete güvensizlik oyu verdiği görüldü. Bu isimler; Bayar-Menderes-Köprülü-Koraltan-Sazak-Bayur- Peker'di. İlk defa TBMM'de bir muhalefet hareketine şahit olunuyordu.

Milli Şef
Milli Şef

Savaşı demokrasilerin kazanması da Türkiye'nin bu yönde bir siyasete mecbur olduğunu göstermekteydi. Özellikle 1945 Mart ayında Sovyet Rusya'nın 1925'te Türkiye ile imzaladığı dostluk ve saldırmazlık anlaşmasını yenilemeyeceğini açıklaması ve yeni anlaşma şartlarında boğazlar üzerinde SSCB'nin hak iddia etmesi Türkiye'yi ABD'ye yakınlaştırdı. Ancak bu yakınlaşma için Türkiye çok partili demokratik yapıya geçmeliydi. TBMM'deki bu ilk muhalefet ve Milli Şef'in 19 Mayıs 1945 günkü söylevi çok partili yaşamı müjdeliyordu. Bu küçük kıvılcımın dört ismi Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü 7 Haziran 1945 günü Dörtlü Takrir adlı önergeyi CHP Grup Başkanlığı'na sundular. Dörtlü Takrire göre parti içinde özgür bir tartışma ortamının yaratılmasını istiyorlardı. O günlerde de TBMM Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu nu görüşmekteydi. Kanunun özellikle 17. maddesi çok büyük tartışmalara neden oldu ve maddeye muhalefetin başında ise Aydın milletvekili Adnan Menderes geliyordu. Söz konusu madde büyük toprak sahiplerinin topraklarını sınırlandırıyor ve büyük bir kısmının toprak sahibi olmayan köylülere tahsis edilmesini öngörüyordu. Adnan Menderes de bir toprak ağası olduğu için şiddetle muhalefetteydi. Ancak bu muhalefete rağmen kanun 11 Haziran 1945'te kabul edildi. Hemen ertesi gün Milli Şef İsmet İnönü Dörtlü Takrir i CHP Grubuna reddettirdi. Milli Şef CHP içindeki muhalif grubun partiden ayrılarak ayrı bir parti kurmasını istiyordu.

Cumhuriyet Halk Partisi TBMM Grubu Dörtlü Takrir i reddedince takrirde imzaları bulunan Adnan Menderes ve Fuat Köprülü Vatan Gazetesi'nde muhalif yazılar yazmaya başladılar. CHP bu davranışı etik bulmayarak bu iki ismi 21 Eylül 1945'te partiden ihraç etti. Bu karara tepki gösteren Celal Bayar 28 Eylül günü milletvekilliğinden istifa etti. İsmet İnönü 1 Kasım 1945 günü yaptığı konuşmada ülkenin tek eksiğinin iktidar partisi karşısında bir muhalefet partisi bulunmaması olduğunu söyledi ve muhalif isimlere parti kurmaları için yolu açtı. Bunun üzerine Celal Bayar 1 Aralık'ta parti kuracaklarını açıkladı ve 3 Aralık günü CHP'den de istifa etti.

Nihayet 7 Ocak 1946'da Celal Bayar genel başkanlığında Demokrat Parti kuruldu.Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yepyeni bir devir açılmıştı. Devleti kuran CHP demokrasiyi de tesis etmeye kararlıydı.

1946 Seçimleri ve Çok Partili Yaşamın Yerleşmesi

DP kurulduktan sonra CHP bazı antidemokratik uygulamalara son verdi. 10 Mayıs 1946'da toplanan II. Olağanüstü Kurultay'da İsmet İnönü Milli Şef ve Değişmez Genel Başkan unvanlarını üzerinden attı. Tek dereceli çoğunluk esasına dayanan seçim kanunu kabul edildi. Bazı vergiler kaldırıldı. Sendikalaşmaya izin verildi. Sınıfsal partilerin kurulması serbest bırakıldı. CHP her ne kadar demokratikleşmek için çaba gösterse de yine de iktidarı bırakmak niyetinde değildi. Bu sebeple 1947'de yapılması gereken seçimleri 21 Temmuz 1946 gününe aldı. Böylece henüz teşkilatlanmasını tamamlayamayan DP karşısında iktidar ve zaman kazanılacaktı. Seçimler yargı denetiminde yapılmıyordu. Oylar açıkta verilip gizli sayılıyordu. CHP seçimleri büyük çoğunlukla kazandı ama seçimlerin üzerindeki leke hiç bir zaman silinemedi ( CHP:396, DP:61, BĞM:7 ).

Yeni dönemde Recep Peker başbakan atandı. Peker Hükümeti ilk iş olarak 7 Eylül 1946'da 7 Eylül Kararlarını aldı. Bu kararlara göre 1 ABD doları 1.40 TL'den 2.80 liraya düşürüldü. Özellikle başbakan Peker'in sert tavrı nedeniyle CHP-DP arasındaki ipler gitgide gerilmekteydi. Karşılıklı tartışmalar sonucu DP meclisi terk etmeye kadar gitmişti. Demokratlar talepleri kabul olunmazsa TBMM'ni boykot etmekten söz ediyorlardı. Sine-i Millet sesleri yükselmekteydi. İktidar ve muhalefet arsındaki gerilimi yumuşatma işi devletin başı

Yorum Yaz